Üniversitemizde 14 Mayıs Eczacılık Günü Kapsamlı Etkinliklerle Kutlandı

Ülkemizde bilimsel eczacılığın temellerinin atılmasının 187. yıl dönümü; Üniversitemiz Eczacılık Fakültesi, TEB 25. Bölge Mersin Eczacı Odası ve Güney Ecza Kooperatifi iş birliğiyle düzenlenen etkinliklerle kutlandı. 14 Mayıs Perşembe günü gerçekleştirilen program, sabah saatlerinde Cumhuriyet Alanında düzenlenen çelenk töreni ve basın açıklamasıyla başladı.

Sağlık ve Bilim Dünyası Üniversitemizde Buluştu

Etkinliklerin ikinci adımı Üniversitemiz Yenişehir Kampüsü Nevit Kodallı Oda Müziği Uygulama ve Araştırma Merkezi Konser Salonunda gerçekleştirilen resmi törenle devam etti. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı'nın okunmasıyla başlayan programa; Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ahmet Hakan Öztürk, Rektör Danışmanımız Prof. Dr. İlhan Ege, Eczacılık Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Necmiye Canacankatan, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Fatma İnce Çırak, Sağlık Bilimleri Enstitüsü Müdürümüz Prof. Dr. Bahar Taşdelen, Mersin Büyükşehir Belediyesi Sağlık İşleri Daire Başkanı Dr. Hülya Atila, Mezitli Belediyesi Başkan Yardımcısı Samir Mannah, Mersin İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkan Yardımcısı Ecz. Hüsne Olğar, TEB 25. Bölge Mersin Eczacı Odası Başkanı Ecz. Aliye Akgül Aydın, Mersin Tabip Odası Başkanı Dr. İzzet Çalış, Güney Ecza Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Tarkan Bir, akademisyenlerimiz ve çok sayıda öğrencimiz katıldı.

"Yetiştireceğiniz Öğrenciler İnsanlığın Sağlık Geleceğine Katkı Sunacak"

Törenin açılış konuşmalarında söz alan Rektör Yardımcımız Prof. Dr. Ahmet Hakan Öztürk, eczacılık biliminin yapay zekâ destekli ilaç tasarımı, biyoteknolojik ilaçlar, nanoteknoloji tabanlı taşıyıcı sistemler ve genetik temelli kişiselleştirilmiş tedavilerle yepyeni bir döneme girdiğini ifade etti. Artık moleküler modellemeler ve üç boyutlu yazıcı teknolojileriyle kişiye özel ilaç üretiminin mümkün hâle geldiğini belirten Prof. Dr. Öztürk, üniversitelere düşen görevin sadece bilgi aktarmak değil, aynı zamanda etik değerlere bağlı, araştıran ve üreten sağlık profesyonelleri yetiştirmek olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Öztürk, "Eczacılarımız, toplum sağlığının korunmasında ve hastaların doğru tedaviye ulaşmasında hayati görevler üstleniyor. Son yıllarda yaşanan küresel sağlık krizleri, sağlık hizmetlerinin başarısının bilimsel güçle mümkün olduğunu hepimize gösterdi. Üniversiteler, kamu kurumları ve meslek örgütleri arasındaki güçlü iş birliğiyle eczacılarımızın yaşadığı sorunların çözümüne yönelik adımlar atılacağına inanıyorum. Siz kıymetli hocalarımızın bu sorumlukla yetiştireceği öğrencilerimiz ve yürüteceğiniz bilimsel çalışmalar, yalnızca ülkemizin değil, insanlığın sağlık geleceğine de katkı sunacak. Sevgili öğrencilerimiz; bilimin ışığından ayrılmadan, etik değerleri her zaman ön planda tutarak mesleğinizi en iyi şekilde temsil edeceğinize inancım tam." dedi.

"Eczacılık Bilim ve Etik Odaklı Bir Sağlık Disiplini"

Eczacılık Fakültesi Dekanımız Prof. Dr. Necmiye Canacankatan ise eczacılığın bilimsel ve teknolojik ilerlemeler doğrultusunda sürekli dönüşüm geçiren dinamik bir alan olduğunu vurguladı. Üniversitemiz Eczacılık Fakültesinin 2019 yılının ardından 2025 yılında da ECZAKDER tarafından 6 yıllık tam akreditasyon belgesi alarak eğitim kalitesini ikinci kez taçlandırdığını belirten Prof. Dr. Canacankatan, mezunlara uluslararası tanınırlık sunan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosuna sahip olduklarını da ekleyerek, "Ülkemizde ilaç endüstrisinde çalışan eczacı oranı ne yazık ki oldukça düşük seviyelerde yer alıyor. Bizler, öğrencilerimizi sektör deneyimiyle donatarak mezuniyet sonrası ilaç endüstrisine yönlendirmeyi hedefliyoruz. Bu kapsamda Üniversitemiz ile Abdi İbrahim ve Eczacıbaşı İlaç Pazarlama arasında oluşturulan protokoller sayesinde öğrencilerimiz, 'İşletmede Mesleki Eğitim' uygulamasıyla ilaç endüstrisi ortamını yakından deneyimleme fırsatı buldu. Eczacılık; bilimsel bilgiyle şekillenen, etken maddeleri insan sağlığına hizmet eden ilaçlara dönüştüren ve toplum sağlığını korumayı amaçlayan etik odaklı bir sağlık disiplini." şeklinde konuştu.

"Mesleğimizin En Büyük Gücü Dayanışması"

TEB 25. Bölge Mersin Eczacı Odası Başkanı Ecz. Aliye Akgül Aydın konuşmasında, sağlık sisteminin daha güçlü bir koruyucu hekimlik ve birinci basamak sağlık sistemine gitmek zorunda olduğuna dikkat çekti. Nüfusun hızla yaşlandığını ve kronik hastalık yükünün arttığını belirten Aydın, randevu alınmadan gidilebilen tek birinci basamak sağlık kuruluşunun eczaneler olduğunu hatırlattı. Geleceğin eczanelerinin kronik hastalıkların takip edildiği, danışmanlığın güçlendiği merkezler olacağını ifade eden Aydın, "Mersin Eczacı Odası olarak bu vizyonu desteklemek üzere geçtiğimiz sene 1200 vatandaşımıza diyabet risk testi uyguladık. Eczacılık Fakültemizin desteğiyle akademik bir formata dönüşen bu çalışmamız, Ağustos 2026'da Kanada'da dünyanın en büyük eczacılık platformlarından biri olan FIP Kongresinde sunulmak üzere kabul edildi. Bu gerçekten çok büyük bir gurur. Öte yandan, sadece eczacı sayısını değil, akredite eğitimi ve doğru istihdam modelini konuşmalıyız. Bu mesleğin en büyük gücü örgütlülüğü. En büyük gücü dayanışması. En büyük gücü birbirine omuz veren meslektaşları." şeklinde konuştu.

"Gelişen Eczacı, Güçlenen Eczane Demek"

Güney Ecza Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ecz. Tarkan Bir ise eczacılığın sadece ilaç sunan değil, aynı zamanda bilgi üreten ve kamusal sorumluluk taşıyan bir meslek olduğunu vurguladı. Artan işletme maliyetleri ve mesleki sürdürülebilirlik kaygılarının geleceğin temel gündem başlıkları hâline geldiğini ifade eden Bir, kooperatifçiliğin bağımsız eczacılığı koruyan önemine değinerek, "Bugün eczacılık; dijitalleşme, yapay zekâ ve veri temelli sağlık sistemleriyle yalnızca ekonomik değil, yapısal bir değişimin de eşiğinde bulunuyor. Bu dönüşümün izleyicisi değil, yön vereni olmak zorundayız. Bu nedenle sürekli gelişim ve bilgi paylaşımı artık bir tercih değil, zorunluluk hâlini aldı. Gelişen eczacı, güçlenen eczane demek. Ve güçlenen eczane, halk sağlığı için daha güçlü bir teminat anlamı taşıyor. Mesleğimizin geçmişinden aldığımız güçle, geleceğini de hep birlikte dayanışma içinde inşa edeceğimize inanıyorum." ifadelerini kullandı.

Seminer ve Plaket Töreniyle Sona Erdi

Açış konuşmalarının ardından program, Dr. Öğr. Üyesi Ali Ammar Kurt tarafından verilen "Dijital Çağda Psikolojik Sağlık: Sosyal Medya, FOMO ve Onay İhtiyacı" başlıklı ufuk açıcı seminerle devam etti. 

Katılımcılar tarafından büyük bir ilgiyle takip edilen etkinlik; plaket ve teşekkür belgelerinin sunulması ve ardından düzenlenen kokteyl ile sona erdi.

Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

2026-05-18 17:47:16
305