Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nde 2007-2008 eğitim-öğretim yılı, 27 Eylül Perşembe günü düzenlenen bir törenle başladı.


Tören öncesi Mersin Üniversitesi ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü K. Suha Aydın tarafından Atatürk Anıtı’na çelenk sunuldu. Tören, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Yunus Emre Salonu’nda devam etti. Burada Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Yaylı Çalgılar Dörtlüsü tarafından mini bir konser verildi. Konserde birinci kemanda Selahattin Yunkuş, ikinci kemanda Ebru Yunkuş, viyolada George Çaduneli ve viyolonselde Ayşe Pelin Coşkun sahne aldı ve Serdar Yalçın'ın “Beraber ve Yaylı Çalgılar” isimli eserini kendi yorumlarıyla sahnelediler.


Törene, Karaman Valisi Fatih Şahin, Karaman Milletvekilleri, Karaman Cumhuriyet Başsavcısı Kazım Özsoy, Garnizon Komutanı J. Albay Dursun Karataş, Mersin Üniversitesi ve Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. K. Suha Aydın, Mersin Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Uğur Atik, Mersin Üniversitesi Genel Sekreter V. Prof. Dr. Yüksel Özdemir, Belediye Başkanı Ali Kantürk, Karaman İl Emniyet Müdürü Tacettin Kurt, öğretim üyeleri, kurum ve kuruluş temsilcileri ve öğrenciler katıldı.

Karaman Valisi Fatih Şahin, bilginin önemi hakkında konuştu. Değişen dünyada en iyi olmak için artık sadece bilgiye sahip olmanın yeterli olmadığını belirten Vali Şahin, bilginin sürekli olarak yenilendiğini söyledi. Vali Şahin çok yönlü düşünce alışkanlığının kazanılmasının, bilgiye nasıl ulaşılacağının bilinmesinin, önyargısız ancak sorgulayıcı bakış açısının değişen dünyada önemli olduğunu ve bunun da üniversiteler aracılığıyla kazanılacağını ifade etti. Vali Şahin, Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi’nin kurulmasından dolayı son derece mutlu ve gururlu olduğunu sözlerine ekledi.
Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. K. Suha Aydın, üniversitenin 29 Mayıs 2007 tarihinden Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren kanunla kurulduğunu ve 1 Haziran 2007 tarihinde ise YÖK’ün Rektör görevlendirilmesiyle eğitim-öğretime başladığını söyledi. Üniversitede 3 fakülte, 4 meslek yüksekokulu, 2 yüksekokul ve 2 enstitü bulunduğunu belirten Rektör Prof. Dr. Aydın, şu anda üniversitenin 120 öğretim elemanı, 69 idari personeli ile 5 bin 850 öğrencisinin bulunduğunu vurguladı.

Üniversiteler Türkiye’nin aydınlık yüzüdür
Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük kazanımlarının başında üniversitelerin geldiğini işaret eden Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. K. Suha Aydın, Türkiye’nin aydınlık yüzü olan üniversitelerin Cumhuriyet’in temel niteliklerine her zaman duyarlı olduğunu vurguladı. Rektör Aydın “Üniversiteler, Atatürk ilke ve devrimlerinin takipçisidir. Bu bağlamda Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi bilim ve çağdaşlığın ışığında ülkenin geleceği için üstün nitelikli bireyler yetiştirmeyi misyon olarak kabul etmiştir. Ulu önder Atatürk’ün çizdiği laik, demokrat ve Cumhuriyet yolundan asla taviz vermeden çalışmalarımıza devam edeceğiz” dedi.
Kimse gücenmesin ve alınmasın
Gençlere hitap eden Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. K. Suha Aydın, Atatürk’ün Cumhuriyeti gençlere emanet ettiğini hatırlattı. “Bu emanete her zaman sahip çıkacağınıza olan inancım tamdır” diyen Rektör Prof. Dr. Aydın, gençlerin tek bayrak, tek dil ülküsü ile Atatürk ilke ve devrimlerine yürekten bağlı olduğunu ifade etti. Öğretim üyelerine de seslenen Prof. Dr. Aydın, üniversitelerin bilgiye dayanan fikir ürettiğini ve de bilime dayalı fikirlerin açıklama görevi üstlenen üniversitelere karşı kimsenin gücenmemesi ve alınmaması gerektiğinin altını çizdi.

Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi Öğrenci Konseyi Başkanı Törehan Özdemir, üniversitelerin bir toplumun düşünen, düşündüğü için en üreten büyük beyni olduğunu belirterek “Üniversite, bir bilim ve kültür birikiminin içinde bulunduğu insan toplumuna yansıması, aynı zamanda ülkelerin geleceğini belirlemedeki etkin konumları nedeniyle de çağdaş toplumların en önemli kurumlarıdır. Türk üniversiteleri toplumsal önemlerinin bilinci ile Türk ulusunun tüm sorunlarına sahip çıkmak ve bu sorunlara çözüm bulmak mecburiyetindedir” diye konuştu.
Konuşmaların ardından “Yoksulluğa Karşı Laik Cumhuriyet” konulu açılış dersi Mersin Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Fevzi Demir tarafından verildi. Konunun üniversitelerin gündeminden hiç çıkmaması gerektiğinin altını çizen Prof. Dr. Demir, Yoksulluğa Karşı Laik Cumhuriyet konusunun birlikte değerlendirilmediğini vurguladı. Prof. Dr. Demir “Yoksulluktan kurtulmanın yolu laik Cumhuriyet’in önemini ve değerini hatırlamaya çalışmak” dedi.

Sorunların tartışılabildiği bir laik Cumhuriyet’e ihtiyaç var
“Yoksullukla müdahale, yolsuzluklarla mücadeleyi gerektirir” diyen Prof. Dr. Fevzi Demir, üniversitelerin bu bağlamda topluma yol göstermesinin şart olduğunu ifade etti. Üniversitelerin hükümet politikalarını onaylama görevinin bulunmadığını çünkü üniversitelerin bir tapu dairesi olmadığını söyleyen Prof. Dr. Demir, üniversitelerin topluma yol gösterme anlayışı içinde ulus devlet ve sosyal devlete sahip çıkması gerektiğini kaydetti. Prof. Dr. Fevzi Demir sözlerini şöyle tamamladı: “Tüm yurttaşların oluşturduğu bir toplum yoksulluk sorunlarını çözebilir. Bunun için sorunların tartışılabildiği bir laik Cumhuriyet’e ihtiyaç vardır.”
Haber: Ayla Yunusoğlu Eroğlu / Fotoğraf: İhsan Bıçakcı
- Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü