Vefatının 79. Yıldönümünde Atatürk Saygı ve Minnetle Anıldı

++
slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü

slide background

Meü


Mustafa Kemal Atatürk, vefatının 79. yıldönümünde tüm Türkiye’de olduğu gibi Mersin’de de çeşitli etkinliklerle anıldı. Atatürk Anıtı’na çelenklerin sunulduğu, bayrakların yarıya indirildiği, siren ve klakson sesleri eşliğinde 2 dakikalık saygı duruşunda bulunulduğu ve İstiklal Marşı’nın okunduğu tören, Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleşti. Törende, Mersin Üniversitesi adına Rektör Prof. Dr. Ahmet Çamsarı tarafından çelenk sunuldu.

Anma Töreni’ne Vali Ali İhsan Su, Akdeniz Bölge ve Garnizon Komutanı Tuğamiral Önder Gürbüz, Büyükşehir Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz, Mersin Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Çamsarı başta olmak üzere il protokolü üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, gaziler, öğrenciler ile çok sayıda vatandaş katıldı.

10 Kasım Cuma günü, üniversitemizde de anma programı düzenlendi. Cumhuriyet Alanı’nda Rektör Vekili Prof. Dr. Mehmet İsmail Yağcı tarafından Atatürk Anıtı'na çelenk sunulmasıyla başlayan törende, saatler 09.05’i gösterdiğinde iki dakikalık saygı duruşu gerçekleştirildi ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla birlikte bayrak yarıya indirildi. Anma töreni Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi’nde devam etti. Törene; rektör yardımcıları Prof. Dr. Mehmet İsmail Yağcı, Prof. Dr. Ali Kaya, Prof. Dr. Erol Yaşar, Genel Sekreter Vedat Güngör, üniversitemizin akademik ve idari personeli ile öğrencileri katıldı.

Günün anlam ve önemine dair bir konuşma yapan Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet İsmail Yağcı “Mustafa Kemal Atatürk, işgal döneminde başardıklarıyla ne büyük bir askeri deha, 19 Mayıs 1919’dan sonra da ne büyük bir siyasi deha olduğunu göstermiştir. İlkeleri, anlayışı ve yönetimi Türk milletinin refahı için bilimin rehber alınmasını öngörmektedir. Bizler, üniversite mensupları, işte bu öngörüyü referans olarak almaktayız. Bu bizim için en önemli mirastır. Bu mirasa sahip çıkmaya devam edeceğiz” şeklinde konuştu.

Prof. Dr. Mehmet İsmail Yağcı sözlerine şu sözlerle devam etti: “Her ne kadar, farklı zamanlarda bu büyük insanın şahsına ve düşüncelerine haince ve nankörce yapılan saldırılar olsa da Türk milletinin kendisine olan sevgisinden en ufak bir azalma olmamaktadır. Çünkü Mustafa Kemal Atatürk Türk milletinin ortak paydasıdır, tutkalıdır, atasıdır. Kolay kazanılmayan bağımsızlığımızı ve Cumhuriyetimizi bize armağan eden Mustafa Kemal Atatürk’ün izinden işaret ettiği hedeflere doğru yılmadan yürüyeceğiz. Ne mutlu bizlere ki, böyle bir önderin mirasçısıyız.”

Öğrenci Konseyi Başkanı Hasret Gündüz ise “10 Kasımların büyük bir üzüntüyü birlikte getirmesinin yanı sıra Atatürk’ün 57 yıllık hayatını, mücadelesini, milletimize kazandırdıklarını ve kazandırmak istediklerini doğru anlama yönünden önemi büyüktür. Bizler gençler olarak Atatürk’ün ilkeleri ışığında, onun çizdiği muasır medeniyetlere ulaşmak yolunda hiç yorulmadan yürüme konusunda kararlı olmalıyız” dedi.

Konuşmaların ardından Fen-Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Anabilim Dalı öğretim üyeleri Prof. Dr. Durmuş Ali Arslan ve Prof. Dr. Ayşe Azman tarafından konferans verildi. Prof. Dr. Uğur Oral Kültür Merkezi’nde gerçekleşen konferansta; “Türk Kurtuluş Savaşı ve İnkılabının Dış Etkileri” ve “Atatürk Devrimlerinin Kültürel, Ekonomik, Toplumsal Sonuçları” başlıkları ele alındı.

Prof. Dr. Durmuş Ali Arslan “Türk Kurtuluş Savaşı ve İnkılabının Dış Etkileri” başlıklı konferansında, “Türkiye’de muasır medeniyetler seviyesine ulaşma çabalarının izlerini, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde aramak gerekir. Türkiye’de modernleşme süreci ilk olarak askeri alanda, lll. Selim ve ll. Mahmut dönemlerinde başladı. Bununla birlikte ülkemizde, tam ve gerçek anlamıyla çağı yakalama süreci, Atatürk devrimleriyle başlar. Türk halkı, daha uygar ve daha medeni bir toplum haline gelmek için yapılması gerekenleri ve izlenmesi gereken yolu Atasından öğrendi” ifadelerine yer verdi.

“Türk Kurtuluş Savaşı dünyada başarılı olmuş ilk anti-emperyalist savaşlardan biridir. Bu savaş yapıldığı yıllarda, Doğudaki Müslüman toplumlara örnek olan ve onların emperyalizme karşı bayrak açmalarında, bağımsızlıklarını kazanmalarında yüreklendirici bir eylem niteliğindedir” diyen Prof. Dr. Arslan, doğu ülkelerinin Türk Kurtuluş Savaşını örnek alarak kısa bir süre sonra bağımsızlık savaşımlarını başlattıklarını kaydetti.

Prof. Dr. Ayşe Azman ise “Atatürk Devrimlerinin Kültürel, Ekonomik, Toplumsal Sonuçları” başlıklı konferansında alfabe değişimi, tekke ve zaviyelerin kapatılması, hukuk alanında yapılan devrimler, devletçilik uygulamaları başta olmak üzere yaşanan değişimlerin etkilerini açıkladı.

Devrimlerin en önemli özelliğinin toplumsal dönüşümü bütünsel olarak dönüştürmeyi hedeflemesi olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Azman şunları söyledi: “Atatürk devrimleri toplumsal dönüşümün nasıl yapılacağı, nereden başlanacağı, toplumun nesinin değiştirileceği konusunda herkesin birlik olmadığı, hatta herkesin olumlu bir görüşü olmadığı durumda kalkışılmış bir girişimdir. Hatta bu girişimleri başarılı olup olmayacağı, kabul görüp görmeyeceği yönünde dahi farklı düşüncelerin olduğu bir ortamda gerçekleşmiştir. Devrimlerin uygulanma biçimleri ülkedeki siyasi ayrışmalarda dahi etkili olmuştur. Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası ve Cumhuriyet Halk Fırkası arasındaki siyasi farklılıklarının sebeplerinden birisi de budur. Cumhuriyet’in ilanı bile ciddi siyasi çekimlerin sonucunda gerçekleşmiştir.”

 

Basın ve Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü

 


  • 2017-11-10 11:11:15
  • 768